<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>UMAKİT</title>
	<atom:link href="http://umakit.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://umakit.org</link>
	<description>Uludağ Üniversitesi Makine Topluluğu</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Aug 2010 01:00:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Temel Elektronik Devre Elemanları</title>
		<link>http://umakit.org/temel-elektronik/</link>
		<comments>http://umakit.org/temel-elektronik/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Aug 2010 00:55:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknik Bilgiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://umakit.org/?p=68</guid>
		<description><![CDATA[Yarı İletkenli Elektronik Devre Elemanları 1 &#8211; Diyot: Diyot tek yöne elektrik akımını ileten bir devre elemanıdır. Diyotun P kutbuna &#8220;Anot&#8221;, N kutbuna da &#8220;Katot&#8221; adı verilir. Genellikle AC akımı DC akıma dönüştürmek için Doğrultmaç devrelerinde kullanılır. Diyot N tipi madde ile P tipi maddenin birleşiminden oluşur. Bu maddeler ilk birleştirildiğinde P tipi maddedeki oyuklarla]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>Yarı İletkenli Elektronik Devre Elemanları</h4>
<h5><a name="diyot"></a>1 &#8211; Diyot:</h5>
<table border="0" width="13%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/diyotun_ic_yapisi.gif" alt="" width="170" height="190" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Diyot  tek yöne elektrik akımını  ileten bir devre elemanıdır. Diyotun P  kutbuna &#8220;Anot&#8221;, N kutbuna da  &#8220;Katot&#8221; adı verilir. Genellikle AC akımı  DC akıma dönüştürmek için  Doğrultmaç devrelerinde kullanılır. Diyot N  tipi madde ile P tipi  maddenin birleşiminden oluşur. Bu maddeler ilk  birleştirildiğinde P tipi  maddedeki oyuklarla N tipi maddedeki  elektronlar iki maddenin birleşim  noktasında buluşarak birbirlerini  nötrlerler ve burada &#8220;Nötr&#8221; bir bölge  oluşturular. Yandaki şekilde Nötr  bölgeyi görebilirsiniz. Bu nötr bölge,  kalan diğer elektron ve  oyukların birleşmesine engel olur. Yandaki  şekilde diyotun sembolünü  görebilirsiniz. Şimdide diyotun doğru ve ters  polarmalara karşı  tepkilerini inceleyelim.</p>
<hr />
<h5><a name="dogru_polarma"></a>Doğru Polarma:</h5>
<table border="0" width="19%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/dogru_polarma.gif" alt="" width="169" height="144" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Anot  ucuna güç kaynağının  pozitif (+) kutbu katot ucunada güç kaynağının  negatif (-) kutbu  bağlandığında P tipi maddedeki oyuklar güç kaynağının  pozitif (+) kutbu  tarafından, N tipi maddedeki elektronlar da güç  kaynağının negatif (-)  kutbu tarafından itilirler. Bu sayede aradaki  nötr bölge yıkılmış olur  ve kaynağın negatif (-) kutbunda pozitif (+)  kutbuna doğru bir elektron  akışı başlar. Yani diyot iletime geçmiştir.  Fakat diyot nötr bölümü  aşmak için diyot üzerinde 0.6 Voltluk bir  gerilim düşümü meydana gelir.  Bu gerilim düşümü Silisyumlu diyotlarda  0.6 Volt, Germanyum diyotlarda  ise 0.2 Volttur. Bu gerilime diyotun  &#8220;Eşik Gerilimi&#8221; adı verilir. Birde  diyot üzerinde fazla akım  geçirildiğinde diyot zarar görüp bozulabilir.  Diyot üzerinden geçen  akımın düşürülmesi için devreye birdr seri direnç  bağlanmıştır. İdeal  diyotta bu gerilim düşümü ve sızıntı akımı yoktur.</p>
<hr />
<h5><a name="ters_polarma"></a>Ters Polarma:</h5>
<table border="0" width="12%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/ters_polarma.gif" alt="" width="169" height="157" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Diyotun  katot ucuna güğ  kaynağının pozitif (+) kutbu, anot ucuna da güç  kaynağının negatif (-)  kutbu bağlandığında ise N tipi maddedeki  elektronlar güç kaynağının  negatif (-) kutbu tarafından, P tipi  maddedeki oyuklarda güç kaynağının  pozitif (+) kutbu tarafında  çekilirler. Bu durumda ortadaki nötr bölge  genişler, yani diyot  yalıtıma geçmiş olur. Fakat Azınlık Taşıyıcılar  bölümündede  anlattığımız gibi diyota ters gerilim uydulandığında diyot  yalıtımda  iken çok küçük derecede bir akım geçer. Bunada &#8220;Sızıntı Akımı&#8221;  adı  verilir. Bu istenmeyen bir durumdur.</p>
<hr />
<h5><a name="zener_diyot"></a>2 &#8211; Zener Diyot:</h5>
<table border="0" width="12%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/zener_diyot.gif" alt="" width="155" height="139" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Zener  diyotlar normal diyotların  delinme gerilimi noktansından  faydalanılarak yapılmıştır. Zener diyot  doğru polarmada normal diyot  gibi çalışır. Ters polarmada ise zener  diyota uygulanan gerilim &#8220;Zener  Voltajı&#8221; &#8216;nın altında ise zener yalıtıma  geçer. Fakat bu voltajın  üzerine çıkıldığında zener diyotun üzerine  düşen gerilim zener  voltajında sabit kalır. Üzerinden geçen akım  değişken olabilir.  Zenerden arta kalan gerilim ise zenere seri bağlı  olan direncin üzerine  düşer. Üretici firmalar 2 volttan 200 volt  değerine kadar zener diyot  üretirler. Zener diyotlar voltajı belli bir  değerde sabit tutmak için  yani regüle devrelerinde kullanılır. Yan  tarafta zener diyotun simgesi,  dış görünüşü ve ters polarmaya karşı  tepkisi görülmektedir.</p>
<hr />
<h5><a name="tunel_diyot"></a>3 &#8211; Tunel Diyot:</h5>
<table border="0" width="8%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/tunel_diyot.gif" alt="" width="155" height="57" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Saf  silisyum ve Germanyum  maddelerine dafazla katkı maddesi katılarak  Tunel diyotlar imal  edilmektedir. Tunel diyotlar ters polarma altında  çalışırlar. Üzerine  uygulanan gerilim belli bir seviyeye ulaşana kadar  akım seviyesi artarak  ilerler. Gerilim belli bir seviyeye ulaştıktan  sonrada üzerinden geçen  akımda düşüş görülür. Tunel diyotlar bu düşüş  gösterdiği bölge içinde  kullanılırlar. Tunel diyotlar yüksek frekanslı  devrelerde ve  osilatörlerde kullanılır. Yan tarafta tunel diyotun  sembolü ve dış  görünüşü görülmektedir.</p>
<hr />
<h5><a name="varikap_diyot"></a>4 &#8211; Varikap Diyot:</h5>
<table border="0" width="12%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/varikap_diyot.gif" alt="" width="155" height="288" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bu  devre elemanını size  anlatabilmem için ilk önce ön bilgi olarak size  kondansatörden bahsetmem  gerekecek. Kondansatörün mantığı, iki iletken  arasında bir yalıtkan  olmasıdır. Ve bu kondansatördeki iletkenlerin  arasındaki uzaklık  artırılarak ve azaltılarak kapasitesi değiştirilen  kondasatörler  mevcuttur. Fakat bunların bir dezanatajı var ki bu da çok  maliyetli  olması, çok yer kaplaması ve elle kumanda edilmek zorunda  olması. Bu  kondansatör türüne &#8220;Variable Kondansatör&#8221; diyoruz. Şimdi  varible  kondansatörlere her konuda üstün gelen bir rakip olan &#8220;Varikap  Diyotu&#8221;  anlatacağım. Varikap diyot, uclarına verilen gerilime oranla  kapasite  değiştiren bir ayarlı kondansatördür ve ters polarma altında  çalışır.  Boyut ve maliyet olarak variable kondansatörlerden çok çok   kullanışlıdır. Diyot konusunda gördüğünüz gibi diyot da kondansatör gibi   iki yarı iletken maddenin arasında nötr bölge yani yalıtkandan   oluşur.Yan tarafta görüldüğü gibi üzerine uygulanan ters polarma   gerilimi arttığı taktirde aradaki nötr bölge genişliler. Bu da iki yarı   iletkenin aralarındaki mesafeyi arttırır. Böylece diyotun kapasitesi   düşer. Gerilim azaltıldığında ise tam tersi olarak nötr bölge daralır ve   kapasite artar. Bu eleman televizyon ve radyoların otomatik   aramalarında kullanılır.</p>
<hr />
<h5><a name="sotki_diyot"></a>5 &#8211; Şotki (Schottky) Diyot:</h5>
<table border="0" width="14%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/sotki_diyot.gif" alt="" width="155" height="57" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Normal  diyotlar çok yüksek  frekanslarda üzerine uygulanan gerilimin yön  değiştirmesine karşılık  veremezler. Yani iletken durumdan yalıtkan  duruma veya yalıtkan durumdan  iletken duruma geçemezler. Bu hızlı  değişimlere cevap verebilmesi için  şotki diyotlar imal edilmiştir.  Şotki diyotlar normal diyotun n ve p  maddelerinin birleşim yezeyinin  platinle kaplanmasından meydana  gelmiştir. Birleşim yüzeyi platinle  kaplanarak ortadaki nötr bölge  inceltilmiş ve akımın nötr bölgeyi  aşması kolaylaştrılmıştır.</p>
<hr />
<h5><a name="led_diyot"></a>6 &#8211; Led Diyot:</h5>
<table border="0" width="10%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/led_diyot.gif" alt="" width="155" height="57" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Led  ışık yayan bir diyot  türüdür. Lede doğru polarma uygulandığında p  maddesindeki oyuklarla n  maddesindeki elektronlar birleşim yüzeyinde  nötrleşirler. Bu birleşme  anında ortaya çıkan enerji ışık enerjisidir.  Bu ışığın gözle  görülebilmesi için ise p ve n maddelerinin birleşim  yüzeyine &#8220;Galyum  Arsenid&#8221; maddesi katılmıştır. Ledlerin, yeşil,  kırmızı, sarı ve mavi  olmak üzere 4 çeşit renk seçeneği vardır.</p>
<hr />
<h5><a name="infraruj_led"></a>7 &#8211; İnfraruj Led:</h5>
<table border="0" width="7%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/infaruj_led.gif" alt="" width="155" height="57" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İnfraruj  led, normal ledin  birleşim yüzeyine galyum arsenid maddesi katılmamış  halidir. Yani  görünmez (mor ötesi) ışıktır. infraruj ledler televizyon  veya müzik  setlerinin kumandalarında, kumandanın göndediği frekansı  televizyon veya  müzik setine iletmek için kullanılır. Televizyon veya  müzik setinde ise  bu frekansı alan devre elemanına &#8220;Foto Diyot&#8221; denir.  İnfraruj led ile  normal ledin sembolleri aynıdır.</p>
<hr />
<h5><a name="foto_diyot"></a>8 &#8211; Foto Diyot:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/foto_diyot.gif" alt="" width="155" height="57" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Foto  diyotlar ters polarma  altında kullanılırlar. Doğru polarmada normal  diyotlar gibi iletken,  ters polarmada ise n ve p maddelerinin birleşim  yüzeyine ışık düşene  kadar yalıtkandır. Birleşim yüzeyine ışık  düştüğünde ise birleşim  yüzeyindeki elektron ve oyuklar açığa çıkar ve  bu şekilde foto diyot  üzerinden akım geçmeye başlar. Bu akımın boyutu  yaklaşık 20 mikroamper  civarındadır. Foto diyot televizyon veya müzik  setlerinin kumanda  alıcılarında kullanılır.</p>
<hr />
<h5><a name="optokuplor"></a>9 &#8211; Optokuplörler:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/optokuplor.gif" alt="" width="155" height="57" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Optokuplorler  içinde bir adet  foto diyot ve bir adet de infaruj led barındıran bir  elektronik devre  elemanıdır. Bu infaruj led ve foto diyotlar  optokuplörün içerisine  birbirini görecek şekilde yerleştrilmişlerdir.  İnfraruj ledin uclarına  verilen sinyal aynen foto diyotun uclarından  alınır. Fakat foto diyotun  uçlarındaki sinyal çok çok düşük olduğu için  bir yükselteçle  yükseltilmesi gerekir. Bu devre elemanının kullanım  amacı ise bir  devreden diğer bir devreye, elektriksel bir bağlantı  olmaksızın bilgi  iletmektir. Aradaki bağlantı ışıksal bir bağlantıdır.</p>
<hr />
<h5><a name="transistor"></a>10 &#8211; Transistör:</h5>
<p>Tansistörler  PNP ve NPN  transistörler olarak iki türe ayrılırlar. NPN transistörler  N, P ve N  yarı iletken maddelerin birleşmesinden, PNP transistörler  ise P, N ve P  yarı iletken maddelerinin birleşmesinden meydana  gelmişlerdir. Ortada  kalan yarı iletken madde diğerlerine göre çok  incedir. Transistörde her  yalı iletken maddeden dışarı bir uç  çıkartılmıştır. Bu uçlara  &#8220;Kollektör, Beyz ve Emiter&#8221; isimlerini  veriyoruz. Transistör beyz ve  emiter uçlarına verilen küçük çaptaki  akımlarla kollektör ile emiter  uçları arasından geçen akımları kontrol  ederler. Beyz ile emiter arasına  verilen akımın yaklaşık %1 &#8216;i beyz  üzerinden geri kalanı ise kollektör  üzerinden devresini tamamlar.  Transistörler genel olarak yükseltme  işlemi yaparlar. Transistörlerin  katalog değerlerinde bu yükseltme kat  sayıları bulunmaktadır. Bu  yükseltme katsayısının birimi ise &#8220;Beta&#8221;  &#8216;dır. Şimdide NPN ve PNP tipi  transistörleri ayrı ayrı inceleyelim.</p>
<hr />
<h5><a name="npn_transistor"></a>a) &#8211; NPN Tipi Transistör:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/npn_transistor.gif" alt="" width="130" height="187" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>NPN  tipi transistörler N, P ve N  tipi yarı iletkenlerinin birleşmesinden  meydana gelmiştir. Şekilde  görüldüğü gibi 1 nolu kaynağın (-)  kutbundaki elektronlar emiterdeki  elektronları beyze doğru iter ve bu  elektronların yakalaşık %1 &#8216;i beyz  üzerinden 1 nolu kaynağın (+)  kutbuna, geri kalanı ise kollektör  üzerinden 2 nolu kaynağın (+)  kutbuna doğru hareket ederler. Beyz ile  emiter arasından dolaşan akım  çok küçük, kollektör ile emiter arasından  dolaşan akım ise büyüktür.  Yan tarafta NPN tipi transistörün sembolü ve  iç yapısı görülmektedir.</p>
<hr />
<h5><a name="pnp_transistor"></a>b) &#8211; PNP Tipi Transistör:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/pnp_transistor.gif" alt="" width="130" height="187" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>PNP  tipi transistörler P, N ve P  tipi yarı iletkenlerinin birleşmesinden  meydana gelmiştir. Şekilde  görüldüğü gibi 1 nolu kaynağın (+)  kutbundaki oyuklar emiterdeki  oyukları beyze doğru iter ve bu oyukların  yakalaşık %1 &#8216;i beyz üzerinden  1 nolu kaynağın (-) kutbuna, geri  kalanı ise kollektör üzerinden 2 nolu  kaynağın (-) kutbuna doğru  hareket ederler. Beyz ile emiter arasından  dolaşan akım çok küçük,  kollektör ile emiter arasından dolaşan akım ise  büyüktür.Yan tarafta  PNP tipi transistörün sembolü ve iç yapısı  görülmektedir.</p>
<hr />
<h5>11 &#8211; Foto Transistör:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/foto_transistor.gif" alt="" width="130" height="85" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Foto  transistörün normal  transistörden tek farkı, kollektör ile emiter  arasından geçen akımı beyz  ile değilde, beyz ile kollektörün birleşim  yüzeyine düşen mor ötesi  ışıkla kontrol ediliyor olmasıdır. Foto  transistör devrede genelde beyz  ucu boşta olrak kullanılır. Bu durumda  üzerine ışık düştüğünde tem  iletimde düşmediğinde ise tam yalıtımdadır.  Foto transistörün kazancı  beta kadar olduğu için foto diyotlardan daha  avantajlıdır. Yan tarafta  foto transistörün sembolü görülmektedir.</p>
<hr />
<h5><a name="thyristor"></a>12 &#8211; Thyristör:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/thyristor.gif" alt="" width="130" height="133" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Thyristör  mantık olarak yandaki  şekildeki gibi iki transistörün birbirine  bağlandığı gibidir.  Thyristörün anot, katot ve gate olmak üzere üç ucu  bulunmaktadır. Gate  ucu tetikleme ucudur. Yani anot ile katot üzerinde  bir gerilim varken  (Anot (+), katot (-) olmak şartı ile) gate ile katot  ucları arasına bir  anlık (Gate (+), katot (-) olmak şartı ile) akım  uygulanıp çekildiğinde  thyristörün anot ile katot uçları arası iletime  geçer. Anot ile katot  arasındaki gerilim &#8220;Tutma Gerilimi&#8221; &#8216;nin altına  düşmediği sürece  thyristör iletimde kalır. Thyristörü yalıtıma sokmak  için anot ile katot  arasındaki akım kesilir veya anat ile katot ucları  bir anlık kısa devre  yapılır. Veya da gate ile katot arasına ters  polarma uygulanır. Yani  gate ucuna negatif gerilim uygulanır.</p>
<hr />
<h5><a name="diak"></a>13 &#8211; Diyak:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/diyak.gif" alt="" width="130" height="68" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Diyak  çift yönde de aynı görevi  gören bir zener diyot gibi çalışır. Diyakın  üzerine uygulanan gerilim  diyak geriliminin altında iken diyak  yalıtımdadır. Üzerinden sadece  sızıntı akımı geçer. Üzerine ukgulanan  gerilim diyak geriliminin üstüne  çıktığında ise siyak iletime geçer.  Fakat iletime geçer geçmez diyakın  uçlarındaki gerilimde bir düşüş  görülür. Bu düşüş değeri diyak  geriliminin yaklaşık %20 &#8216;si kadardır.  Diyakın üzerine uygulanan gerilim  diyak geriliminin altına da düşse  diyak yine de iletimde kalır. Fakat  diyaka uygulanan gerilim düşüş  anından sonraki gerilim seviyesinin  altına düşürüldüğünde diyak  yalıtıma geçer. Diyak iki yöndeki uygulanan  polarmalarda da aynı  tepkiyi verecektir. Diyakın bu özelliklerinin olma  sebebi alternatif  akımda kullanılabilmesidir.</p>
<hr />
<h5><a name="triyak"></a>14 &#8211; Triyak:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/triyak.gif" alt="" width="130" height="133" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Triyaklar  da tristörlerin  alternatif akımda çalışabilen türleridir. Triyakın  oluşumunda birbirne  ters yönde bağlı iki adet tristör bulunmaktadır.  Yan tarafta bu birleşim  görülmektedir. Herhangi bir alternatif akım  devresindeki bir triyakın  A1 ucuna (+) A2 ucuna da (-) yönde akım  geldiğinde birinci tristör, tam  tersi durumda ise ikinci tristör  devreye girecektir. Bu sayede triyak  alternetif akımın iki yönünde de  iletime geçmiş olur. Triyak yüksek  güçlü ve alternatif akım  devrelerinde güç kontrol elemanı olarak  kullanılır.</p>
<p><a href="http://www.silisyum.net/htm/temel_elektronik/temel_elektronik.htm#top"><br />
</a></p>
<hr />
<h5><a name="jfet_transistor"></a>15 &#8211; JFet Transistör:</h5>
<p>Jfet  transistörler normal  transistörlerle aynı mantıkta çalışırlar. Üç adet  uca sahiptir. Bunlar  Kapı (G)(normal transistörün beyzi), oyuk  (D)(normal transistörün  kollektörü) ve kaynak (S) &#8216;dır. Normal  transistörle jfet transistör  arasındaki tek fark, normal transistörün  kollektör emiter arasındaki  akımın, beyzinden verilen akımla kontrol  edilmesi, jfet transistörün ise  geytinden verilen gerilimle kontrol  edilmesidir. Yani jfetler gate  ucundan hiç bir akım çekmezler. Jfet&#8217;in  en önemli özelliğide budur. Bu  özellik içerisinde çok sayıda transistör  bulunduran entegrelerde ısınma  ve akım yönünden büyük bir avantaj  sağlar. Normal transistörlerin NPN ve  PNP çeşitleri olduğu gibi jfet  transistörlerinde N kanal ve P kanal  olarak çeşitleri bulunmaktadır.  Fakat genel olarak en çok N kanal  jfetler kullanılır. Aşağıda jfetin iç  yapısı ve sembolü görülmektedir.</p>
<hr />
<h5><a name="n_kanal_jfet"></a>a) N Kanal JFet Transistör:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/n_kanal_fet.gif" alt="" width="150" height="219" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yandaki  grafikte görüldüğü gibi n  kanal jfet transistörler iki adet P ve bir  adette N maddesinin  birleşiminden meydana gelmiştir. Fetin gate ucuna  uygulanan gerilim ile D  ve S ucları arasındaki direnç değeri kontrol  edilir. Gate ucu 0V  tutulduğunda, yani S ucuna birleştirildiğinde P ve N  maddeleri  arasındaki nötr bölge genişlemeye başlar. Bu durumda D ve S  ucları  arasından yüksek bir akım akmaktadır. D ve S ucları arasına  uygulanan  gerilim seviyesi arttırıldığı taktirde ise bu nötr bölge daha  da  genişlemeye başlar ve akım doyum değerinde sabit kalır. Gate ucuna  eksi  değerde bir gerilim uygulanması durumunda ise nötr bölge daralır.  Akım  seviyesi de gate ucuna uygulanan gerilim seviyesine bağlı olarak  düşmeye  başlar. Bu sayede D ve S uçlarındaki direnç değeri yükselir.</p>
<hr />
<h5>b) P Kanal JFet Transistör:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/p_kanal_fet.gif" alt="" width="150" height="219" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>P  kanal fetlerin çalışma  sistemide N kanal fetlerle aynıdır. Tek farkı  polarizasyon yönünün ve P N  maddelerinin yerlerinin ters olmasıdır.  Yani gate ucuna pozitif yönde  polarizasyon verdiğimizde D ve S ucları  arasındaki direnç artar, akım  düşer. Gate ucu 0V iken ise akım  doyumdadır.</p>
<hr />
<h5>16 &#8211; Mosfet:</h5>
<p>Mosfetlerde  fetler gibi N kanal  ve P kanal olarak ikiye ayrılırlar. Mosfetler  Aşağıdaki şekilde  görüldüğü gibi büyük bir gövde olan P maddesi (SS)  oluk ve kaynak  kutuplarına bağlı iki adet N maddesi. Ve yine kanal  bölgesini oluşturan  bir N maddesi daha. Birde kanal ile arasında  silisyumdioksit (SiO2)  maddesi bulunan kapı konnektörü bulunmaktadır.  Bu madde n kanal ile kapı  arasında iletimin olmamasını sağlar. P  maddesinden oluşan gövde bazı  mofetlerde içten S kutbuna bağlanmış,  bazı mosfetlerde de ayrı bir uc  olarak dışarı çıkarılmıştır. Mosfetler  akım kontrolü fetlerden biraz  farklıdır. Mosfetler bazı özelliklerine  göre ikiye ayrılırlar, bunlar  ;&#8221;Deplesyon (Depletion)&#8221; ve &#8220;Enhensment&#8221;  tipi mosfetlerdir. Bu iki tip  mosfeti şimdi ayrı ayrı inceleyelim.</p>
<hr />
<h5><a name="deplesyon"></a>a) Deplesyon:</h5>
<p>Yandaki  garafikten de  anlaşılacağı gibi mosfetin gate kutbuna 0V verildiğinde  (yani S kutbu  ile birleştirildiğinde) S ve D kutupları arasından  fetlerdeki gibi bir  akım akmaya başlar. Gate kutbuna negatif yönde yani  -1V uygulandığında  ise gate kutbundaki elektronlar kanaldaki  elektronları iter ve p tipi  maddeden oluşan gövdedeki oyuklarıda çeker.  Bu itme ve çekme  olaylarından dolayı kanal ile gövdedeki elektron ve  oyuklar birleşerek  nötr bölge oluştururlar. Gate &#8216;e uygulanan negatif  gerilim  artırıldığında ise nötr bölge dahada genişler ve akımın  geçmesine engel  olur. Gate kutbuna pozitif yönde gerilim uygulandığında  gate kutbundaki  oyuklar, gövdedeki oyukları iter, kanaldaki  elektronları ise çeker fakat  aradki silisyumdioksit madde nedeniyle  gate kutbundaki oyuklarla  elektrınlar birleşemez. Bu sayede kanal  genişler ve geçen akım daha da  artar. İşte bu gate kutbunan uygulanan  pozitif gerilimle akımın  artırılmasına &#8220;Enhensment&#8221;, negatif gerilim  uygulayarak akım  düşürülmesinede &#8220;Deplesyon&#8221; (Depletion) diyoruz. Bu  bölümde Deplesyon  tipi mosfetlerin N kanal olan türünü açıkladık. P  kanal olan tipi N  kanalın, polarma ve yarıiletkenlerin yerleri  bakımından tam tersidir.</p>
<hr />
<h5><a name="enhensment"></a>b) Enhensment:</h5>
<p>Enhensment  tipi mosfetleri,  Deplesyon tipi mosfetlerden ayıran en önemli özellik  yantarafta da  görüldüğü gibi N tipi kanalın bulunmamasıdır. Bu kanalın  bulunmaması  nedeni ile gate kutbuna 0V uygulandığında S ile D uçları  arasından hiç  bir akım geçmez. Fakat gate kutbuna +1V gibi bir pozitif  gerilim  uygulandığında gate kutbundaki oyuklar gövdedeki oyukları iter.  Bu  sayede S kutbundan gelen elektronlara D kutbuna gitmek için yol  açılmış  olur. S ve D kutupları arasından bir akım geçmeye başlar. Bu  bölümde  Enhensment tipi mosfetlerin N kanal olan türünü açıkladık. P  kanal olan  tipi N kanalın, polarma ve yarıiletkenlerin yerleri  bakımından tam  tersidir.</p>
<hr />
<h5><a name="direnc"></a>17 &#8211; Direnç:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/direnc_renk_kodu.gif" alt="" width="155" height="258" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Direncin  kelime anlamı, birşeye  karşı gösterilen zorluktur. Devre elemanı olan  dirençte devrede akıma  karşı bir zorluk göstererek akım sınırlaması  yapar. Direncin birimi  &#8220;Ohm&#8221; &#8216;dur. 1,000 ohm = 1 Kilo ohm, 1,000,000  ohm = 1 Mega ohm ve  1,000,000,000 ohm = 1 Giga ohm. Direncin değeri  üzerine renk kodları ile  yazılmıştır. Yan tarafta görülen direncin  renkleriri soldan başlayarak,  sarı, mor, kırmızı ve altındır. Soldan 1.  renk 1. sayıyı, 2. renk 2.  sayıyı, 3. renk çarpan sayıyı ve 4. renkte  toleransı gösterir. Tablodan  bakıldığında sarı 4&#8242;e, mor 7&#8242;e ve  kırmızıda çarpan olarak 10 üzeri 2&#8242;ye  eşittir. Bunlar hesaplandığında  ilk iki sayı yanyana konur ve üçüncü ile  çarpılır. Tolerans direncin  değerindeki oynama alanıdır. Mesela yandaki  direncin toleransı %5 ve  direncin değeri de 4.7 Kohm&#8217;dur. Tolerans bu  direncin değerinin 4.7  Kohm&#8217;dan %5 fazla veya eksik olabileceğini  belirtir. Birde 5 renkli  dirençler vardır. Bunlarda ilk üç renk sayı 4.  renk çarpan, 5. renk ise  toleranstır. Dirençler normalde karbondan  üretilirler fakat yüksek  akım taşıması gereken dirençler telden imal  edilirler. Ayrıca dirençler  sabit ve ayarlı dirençler olmak üzere ikiye  ayrılırlar. Ayarlı  dirençlerden &#8220;Potansiyometre&#8221; sürekli ayar yapılan  yerlerde, &#8220;Trimpot&#8221;  ise nadir ayar yapılan yerlerde kullanılırlar.</p>
<p><a href="http://www.silisyum.net/htm/part1/renk_kodlari.htm">Direnç Renk Kodları</a> <a href="http://www.silisyum.net/htm/part1/renk_kodlari.htm">&gt;</a></p>
<hr />
<h4>Direnç Bağlantı Türleri</h4>
<h5><a id="seri_baglanti_direnc" name="seri_baglanti_direnc"></a>a) Seri bağlantı:</h5>
<table border="0" width="14%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/direnc_seri.gif" alt="" width="93" height="130" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Yan  taraftaki resimde dört adet  direncin birbirine seri bağlanmış durumu  görülmektedir. A ve B  uclarındaki toplam direnç değerinin heaplama  formülü, R<sub>Toplam</sub> = R<sub>1</sub> + R<sub>2</sub> + R<sub>3</sub> + R<sub>4</sub> şeklindedir.<br />
Yani 100 Ω + 330 Ω + 10 KΩ + 2.2 KΩ =<br />
12.430 KΩ &#8216;a buda 12,430 Ω&#8217;a eşittir.</p>
<hr />
<h5>b) Paralel bağlantı:</h5>
<table border="0" width="14%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/direnc_paralel.gif" alt="" width="93" height="130" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Paralel bağlantıda ise formül 1 / R<sub>Toplam</sub>=(1/R<sub>1</sub>)+(1/R<sub>2</sub>)+(1/R<sub>3</sub>)+(1/R<sub>4</sub>) şeklindedir. Fakat işlemler yapılmadan önce Tüm değerler aynı yani ohm, KΩ veya MΩ cinsine dönüştürülmelidir.<br />
10 KΩ = 10,000 Ω, 2.2 KΩ = 2,200 Ω. Şimdide hesaplamayı yapalım.<br />
1 / R<sub>Toplam</sub> = ( 1 / 100 Ω ) + ( 1 / 330 Ω ) + ( 1 / 10,000 Ω ) + ( 1 / 2,200 Ω ) bu eşitliğe göre;<br />
1 / R<sub>Toplam</sub> = ( 0.01 ) + ( 0.003 ) + ( 0. 0001) + ( 0.00045) =&gt;<br />
1 / R<sub>Toplam</sub> = 0.01355 yine bu eşitliğe göre;<br />
R<sub>Toplam</sub> = 1 / 0.01355 bu da 73.8 Ω&#8217;a eşittir.</p>
<hr />
<h5><a name="potans"></a>18 &#8211; Potansiyometre:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/potansiyometre.gif" alt="" width="100" height="50" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Potansiyometre  devamlı ayar  yapılması için üretilmiş bir ayalı direnç türüdür. radyo  ve teyiplerde  ses yüksekliğini ayarlamak için kullanılır. Üç  bacaklıdır. 1 ve 3 nolu  uçlar arasında sabit bir direnç vardır.  Ortadaki uç ise 1 nolu uç ile 3  nolu uç arasında hareket eder. 1 nolu  ucala arasındaki direnç azaldıkça 3  nolu uç arasındaki direnç artar.</p>
<hr />
<h5><a name="trimpot"></a>19 &#8211; Trimpot:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/trimpot.gif" alt="" width="100" height="50" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Trimpot ise devrenin içinde kalır ve sabit kalması gereken ayarlar için kullanılır. Mantığı potansiyometre ile aynıdır.</p>
<hr />
<h5><a name="ldr"></a>20 &#8211; Foto Direnç (LDR) :</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/foto_direnc.gif" alt="" width="100" height="50" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Foto  direnç üzerine düşen ışık  şiddetiyle ters orantılı olarak, ışık  şiddeti arttığında direnci düşen,  ışık şiddeti azaldığında ise direnci  artan bir devre elemanıdır. Foto  direnç AC ve DC akımda aynı  özellikleri gösterir. Yan tarafta foto  direncin sembolü görülmektedir.</p>
<hr />
<h5><a name="ntc"></a>21 &#8211; NTC:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/ntc_direnc.gif" alt="" width="100" height="50" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ntc  direnci ısıyla kontrol  edilen bir direnç türüdür. Ntc ısıla ters  orantılı olarak direnç  değiştirir. Yani ısı arttıkca ntcnin direnci  azalır. Isı azaldıkça da  ntcnin direnci artar. Yan tarafta NTC &#8216;nin  sembolü görülmektedir.</p>
<hr />
<h5><a name="ptc"></a>22 &#8211; PTC:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/ptc_direnc.gif" alt="" width="100" height="50" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Ptc  ise ntcnin tam tersidir.  Isıyla doğru orantılı olarak direnci değişir.  Yani ısı artıkça direnci  artar, ısı azaldıkça da direnci azalır. Yan  tarafta PTC&#8217;nin sembolü  görülmektedir.</p>
<hr />
<h5>23 &#8211; Kondansatör:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/kondansator.gif" alt="" width="100" height="160" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kondansatör  mantığı iki iletken  arasına bir yalıtkandır. Kondansatörler içerisinde  elektrik depolamaya  yarayan devre elemanlarıdır. Kondansatöre DC akım  uygulandığında  kondansatör dolana kadar devreden bir akım aktığı için  iletimde  kondansatör dolduktan sonrada yalıtımdadır. Devreden sızıntı  akımı  haricinde herhangi bir akım geçmez. AC akım uygulandığında ise  akımın  yönü devamlı değiştiği için kondansatör devamlı iletimdedir.   Kondansatörün birimi &#8220;Farat&#8221; &#8216;tır ve &#8220;F&#8221; ile gösterilir. Faratın   altbirimleri Mikro farat (uF), Nano farat (nF) ve Piko farattır (pF). 1 F   = 1,000,000 µF, 1 µF = 1,000 nF, 1 nF = 1,000 pF. Şimdide   kondansatörlerin seri ve paralel bağlantı şekillerini inceleyelim.</p>
<hr />
<h4>Kondansatör Bağlantı Şekilleri</h4>
<h5><a id="seri_baglanti_kond" name="seri_baglanti_kond"></a>a) Seri bağlantı:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/kondansator_seri.gif" alt="" width="100" height="120" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kondansatörlerin  seri bağlantı  hesaplamaları, direncin paralel bağlantı hesaplarıyla  aynıdır. Yanda  görüldüğü gibi A ve B noktaları arasındaki toplam  kapasite<br />
1 / C<sub>Toplam</sub> = ( 1 / C1 ) + ( 1 / C2 ) + ( 1 / C3 ) şeklinde hesaplanır.<br />
1 / C<sub>Toplam</sub> = ( 1 / 10 µF ) + ( 1 / 22 µF ) + ( 1 / 100 µF ) burdan da<br />
1 / C<sub>Toplam</sub> = 0,1 + 0,045 + 0,01<br />
1 / C<sub>Toplam</sub> = 0,155<br />
C<sub>Toplam</sub> = 1 / 0,155<br />
C<sub>Toplam</sub> = 6.45 µF eder.<br />
A ve B arasındaki elektrik ise<br />
V<sub>Toplam</sub> = V1 + V2 + V3 şeklinde hesaplanır.<br />
Bu elektrik kondansatörlerin içinde depolanmış olan elektriktir.</p>
<hr />
<h5><a id="paralel_baglanti_kond" name="paralel_baglanti_kond"></a>b) Paralel bağlantı:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/kondansator_paralel.gif" alt="" width="100" height="120" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Kondansatörlerin paralel bağlantı hesaplamaları, direncin seri bağlantı hesaplarıyla aynıdır.<br />
C<sub>Toplam</sub> = C1 + C2 + C3 hesapladığımızda,<br />
C<sub>Toplam</sub> = 10 µF+ 22 µF + 100 µF<br />
C<sub>Toplam</sub> = 132 µF eder.<br />
A ve B noktaları arasındaki elektrik ise<br />
V<sub>Toplam</sub> = V1 = V2 = V3 şeklindedir.<br />
Yani tüm kondansatörlerin gerilimleride eşittir.</p>
<hr />
<h5>24 &#8211; Bobin:</h5>
<table border="0" width="15%" align="left">
<tbody>
<tr>
<td><img src="http://www.silisyum.net/pic/temel_elektronik/bobin.gif" alt="" width="100" height="50" /></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>Bir  iletkenin ne kadar çok eğik  ve büzük bir şekilde ise o kadar direnci  artar. Bobin de bir silindir  üzerine sarılmış ve dışı izole edilmiş bir  iletken telden oluşur. Bobine  alternatif elektrik akımı uygulandığında  bobinin etrafında bir manyetik  alan meydana gelir. Aynı şekilde  bobinin çevresinde bir mıknatıs ileri  geri hareket ettirildiğinde  bobind elektrik akımı meydana gelir. Bunun  sebebi mıknatıstaki manyetik  alanın bobin telindeki elektronları açığa  çıkarmasıdır. Bobin DC akıma  ilk anda direnç gösterir. Bu nedenle bobine  DC akım uygulandığında  bobin ilk anda yalıtkan daha sonra iletkendir.  Bobine AC akım  uygulandığında ise akımın yönü devamlı değiştiği için bir  direnç  göterir. Bobinin birimi &#8220;Henri&#8221; &#8216;dir. Alt katları ise Mili Henri  (mH)  ve Mikro Henridir (µH). Elektronik devrelerde kullanılan küçük   bobinlerin boşta duranları olduğu gibi nüve üzerine sarılmış olanlarıda   mevcuttur. Ayrıca bu nüve üstüne sarılı olanların nüvesini bobine   yaklaştırıp uzaklaştırarak çalışan ayarlı bobinlerde mevcuttur. Bobin   trafolarda elektrik motorlarında kullanılır. Elektronik olarakta frekans   üreten devrelerde kullanılır.</p>
<p>Alıntı: http://silisyum.net</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://umakit.org/temel-elektronik/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

